Erşat HÜRMÜZLÜ

Musul Vilayetine Ait - 1. Bölüm

13-01-2017 11:21


Bu  başlıkla  Temyiz  mahkemesi emekli üyesi Ahmet Nazif, Lozan’da  Sertac-i mefharetimiz  İsmet  Paşa  Hazretlerine hitabıyla başlayan bir mektup göndermiştir. Rumî 17 Kanun-i Sani [1]339 tarihli mektup, görüldüğü gibi 17 Ocak 1923 tarihinde yazılmış ve Cenevre’de Lozan  müzakereleri  başladığında  o  müzakerelerde  Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetini  temsil  eden  İsmet İnönü’ye yazılmıştır.

Artık tarihe mal olan bu konuyu sadece tarihî belgeleri görmek çabasıyla  verdiğimizi  tekrar ifade  etmek  isterim.  Bunun dışında başka bir sebep aranmamalıdır.

Müzakerelerde Türkiye tezini desteklemek ve yeni argümanlar takdim edilmek üzere yazılan rapor şöyledir:

“Musul ile Bağdat arazisinin vahdeti coğrafya irae etmiş iddiasına karşı kaleme aldığım şu müdafaanamenin  hak-i  pâyi âlilerine takdimini fırsat-ı hamiyyete mürettep bir vazifeyi vataniyye addeyledim.

El-Cezire: Diyarbekir’in şimalinde bulunan  maden  kurbundaki Dicle  menbaından  Kurna’ya kadar 1600 kilometre bir tûl cereyanı takip eden arazi Mabeynelnehreyn demektir. Dicle nehrinin sol sahillerine vaki olan arazi-yi şimaliye ki Kerkük ve Süleymaniye livalarıyla bir kısım vilayât-ı şarkıyye dağları ve sath-ı mailleridir. Bunlar da şimali  El-cezire  tevabindendir. El-cezire şimal ve cenubî şerait-i halde Musul tabiiyyesi ve teşkilat-i arziyyesi muhtelif kıtalardan teşekkül eder.

Musul vilayeti Irak’a en yakın bir kıta iken ahval-i havaiyye ve mahsulat-i  arziyye  itibarıyla pek mühim bir fark irae eder. Ez cümle Irak’ta derece-i hararet altmışa kadar yükseldiği halde Musul’da otuz sekizi geçmez. Bu kıtalarda meskûn ahalinin ihtilafı örf ve adatı da vahdet-i  coğrafiye  iddiasının aksini ispat etmektedir.

El-cezire  şerait-i  tabiiyyesine göre öteden beri ikiye ayrılmış. Şimal kısmına Musul vilayeti dahi dahil olduğu halde “Amedât“, Irak denilen cenup kısmına “Semmer“ denilmiştir. Bu taksim hem tabiat-i arziyye hem oralarda meskûn ahalinin uruk-i  asliyesine  muvafık  bir taksim-i  tabiidir.  Eski  Türkler yerinde icrayi hükümet yapan Asurîlerle Irak hududu dahilinde bulunan Kildanîler bile ona göre hudud-i siyasilerini muhafaza eylemişlerdir. Bütün El-cezire  krallarının  imparatoru olan Hamurabi diyor ki: “Ben Amedât ve Semmer kıtalarında nehirden su alacak kanallar açtırdım ve bu sularla araziyi ziraata salih bir hale koydum”. Bu ibareyi ihtiva eden amud-i haceri  elyevm  Berlin  müzesinde mahfuzdur. 42 asır evvel yazılmış olan bu kitabe de delalet ediyor ki Musul ile Irak başka başkadır.

 El-cezire’nin ikiye taksimini sarahaten beyan eden şark muarrihlerine gelelim. El-Cezire’nin hudud-i şimaliyesi Dicle nehrinin  menbaine  muhazi  olan Malatya livasının alt taraflarından başlayarak Fırat sahilinde vaki “Hit“ kasabasında ve Hit’e şarkan  muhazi  olan  “Tikrit“ kasabasının  alt  taraflarında nihayet bulur. Ekser Muarrihin El-cezire’yi bu suretle taksim etmiş oldukları halde bazıları şimali El-cezire’nin hadd-i cenubisini  daha  aşağılarda  bulunan ve Fırat nehri sahilinde mevcut  olan  “Felluce“  kasabasına  kadar  temdit  ederler. Felluce “eski Bağdat“ denilen ve  “eski  Kufe“  dahi  tesmiye edilen “Enbar“ şehr-i kadimine  pek  yakın  bir  kasabadır. Bazıları Samerra’nın üst taraflarındaki  şehir  harabelerine eski Bağdat demekte iseler de burası  hülefayi  Abbasiye’den Mutasım  zamanında  vücuda getirilmiş bir karargâh-ı askeridir. Bu cihet sıhhat-ı müsellem bir vesikaya müstenit değildir.

Şimali El-cezire’yi Arap muarrihleri “Diyarbekir“, “Diyar-ı Muzar“, “Diyar-ı Rabia“ namlarıyla üçe taksim etmiş oldukları gibi cenubi El-cezire’yi dahi Irak-i Arap  namıyla  “Sevad“,  “Batayıh“,  “Abadan“    isimleriyle kezalik üç kısma ayırmışlardır. Diyar-ı Bakir, Diyar-ı Bekir vilayeti  muhteviyatıdır,  Diyar-ı Muzar Urfa livasıyla eski Rakka eyaleti arazisidir. Diyar-ı Rabia dahi  Musul  vilayetini  ihtiva eden arazi demektir. Amedât Türkleri bir vakitler buralarda hükmeden  Kordhu  ve  Heybet  Türkleri  dahi  Asurîlerle Kildanîlerden evvel bu kıtalarda icra-i hükümet ediyorlardı. Musul Selçukluları ile Artuk’lar binlerce sene sonra buralara gelmişlerdir.

Şimali  El-cezire  dahi  Musul’da derece-i hararetin Bağdat’tan yirmi iki derece düşen bilad-i mutedileden olmasına ve bu havalinin Diyarbakır ve Urfa’ya iktisaden  marbut  bulunmasına göre Irak ile Musul arasında vahdet-i  coğrafya  tassavuru imkân haricindedir. Diyarbakır ile  Urfa  dahi  dâhil  oldukları halde Erzurum, Mamurat El-Aziz, Van, Bitlis vilayat-i şarkiyyesinin yüzbinlere baliğ ağnam ve hayvanat-ı sağiresinin kışın Musul havalisinde barındıkları nazar-ı dikkate alınacak olursa Musul’un Irak’a rabtı vilayat-ı mezkureyi ölüme mahkûm etmektir. Lord Curzon’un itirazan kendisine  verilecek  cevapları Hasan Beyefendinin tesri-i hareketi itibarıyla yetiştiremediğime beyan-ı teessüf ederim. 

Mahkemeyi  Temyiz  Azalığından Mütekait Ahmet Nazif” 

Ahmet Nazif bu argümanları zenginleştirmek için Türk murahhası İsmet Paşa’ya yeni bir rapor da vermiştir. Onu da başka bir sayıda görelim.

 

Kaynak: Kardaşlık 72. Sayı

Yorum Yap

Ad Soyad:

E-Posta:

Yorumunuz:

Yorumlar

Faaliyetler

Derneğimizin Gençlerinden Ankara'ya Ziyaret

Merkezi İstanbul'da bulunan Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nden bir grup Türkmen genci, Ankara’da Dışişleri Bakanlığı, partiler, milletvekilleri başta olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlar ile görüştü.

İSTANBUL BOĞAZI'NDA GELENEKSEL TÜRKMEN İFTARI

İstanbul'daki Türkmen aileleri geleneksel tekne iftarında bir araya geldi. Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinin her yıl düzenlediği Boğaz'da teknede iftar programı bu yıl 300'den fazla kişinin katılımıyla gerçekleşti.

IRAK TÜRKMENLERİ 2.ULUSLARARASI YÖRÜK FESTİVALİ VE 23. YÖRÜK TÜRKMEN ŞÖLENİ’NE RENK KATTI

Antalya Yörükler Kültür ve Dayanışma Derneği ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenledikleri “2.Uluslararası Antalya Yörük Festivali ve 23. Yörük Türkmen Şöleni 6-7-8 Mayıs tarihlerinde gerçekleşti.

ERBİL'DEN İSTANBUL'A GENÇLİK RÜZGARI

Nevruz Kutlamaları kapsamında Erbil'den İstanbul'a gelen ve aralarında çoğunluğu Erbilli, 30 kişilik gençlik grubu İstanbul'daki Türkmen hemşehrileri ile bir araya geldi.

Anket

Copyright 2009. Tüm Hakları Saklıdır.