Suphi SAATÇİ

Erbil Hakkında Değerli Bir Kitap

11-04-2013 13:41



Türkmeneli bölgesinin incisi sayılan Erbil üzerine çıkan yayınları sürekli takip eder ve bu kadim kentin tarihi, edebiyatı, kültürü ve folkloru hakkında basılan kitapları gördükçe dikkatle okurum. Aralık 2013’te Irak’a yaptığım seyahat sırasında bir kez daha Erbil’i ziyaret etme fırsatım oldu. Bu sırada İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde yüksek lisans öğrenimini sürdüren Erbilli kardeşimiz Nazım Terzi de memleketini görmek için Erbil’deydi. Onunla buluşup Erbil’i dolaştık. Erbil’de çıkan yayınları ciddiyetle takip eden Nazım, elinde tuttuğu kitapla bana güzel bir de sürpriz yaptı. Ayaküstü kitaba göz gezdirirken, Erbil hakkında özet de olsa ansiklopedik bilgiler veren derli toplu ciddî bir kaynakla karşı karşıya olduğumu anlamakta gecikmedim. Böylece bu kaynağı değerli okuyucularla paylaşmak istedim.

 

Sözünü ettiğim Arapça olan kitabın adı “Lemehat İctima‘iyye ‘an Tarih Erbil” dir. Kitabın başlığı Türkçeye “Erbil Tarihinden Sosyal Kesitler” olarak çevrilebilir. Kitap hem tasarım, hem de baskı yönünden güzel hazırlanmıştır. Cildinin temiz ve işçiliğinin de kaliteli olduğunu bu arada ekleyelim. 200 sayfalık kitap Erbil’de Mektebetü’l-Tefsir tarafından 1000 adet olarak basılmıştır (2012).

 

Eser, Erbil hakkında kısa ve özlü bilgiler verilmektedir. Bu bilgilerin çoğu yazarın kendi gözlemlerine ve topladığı bilgilere dayanmaktadır. 1950’li ve 1960’lı yıllara ait olan bu gözlemlerin üzerine yazarın kızı Zahide Hanım, 1990’lı yıllardan itibaren topladığı bilgileri eklemiştir.

 

Kitapta yer alan bazı başlıkları şöyle sıralayabilirim: Erbil adının kökeni ve coğrafi konumu,  Erbil kalesi, kentin tarihi, Erbil’in kehrizleri su kaynakları, Erbil’de yetişen şahsiyetler, valiler, belediye başkanları, Birinci Dünya Savaşı ve Erbil, hastaneler ve Erbil’in eski doktorları, sünnet, eğitim, Erbil’in mahalleleri, yatırlar, camiler, tekkeler, divanhaneler, hamamlar, değirmenler, kalede yaşayan nüfus, aile adları, muhtarlar, posta, hanlar, kalenin eski evleri, Erbil yemekleri, esnaf ve sanatkârlar, Erbil’de günlük hayat, Erbil’de dört mevsim, mübarek aylar, Hac töreni, giyim-kuşam, gelenek ve görenekler, doğum ve ölüm törenleri, halk tababeti, inançlar, Erbil masalları ve Erbil kadınları

Kitapta motorlu araçlar, sigara, çay ve semaver, elektrik ve domates gibi Erbil’e giren bazı yeniliklere dair bilgiler de verilmiştir. Bu arada eserin sonuna doğru Erbil hırsızları ve akıl hastaları başlıklı iki bölüm var ki, bunların kitaba eklenmesi bana kalırsa hiç de doğru olmamıştır. Böyle şeyler her toplumda görülen, ancak yazılması uygun olmayan ve ayrıca toplumu da rencide eden konulardır. Onun için kitabın bir sonraki baskılarında bu bölümlerin çıkarılması uygun olur kanaatindeyim.

 

Eserin yazarı 1931 doğumlu ve ailesi de kentin en eski merkezi kalenin Tophane mahallesinde 1971 yılına kadar oturduğu için, özellikle kraliyet döneminden itibaren Erbil’in, asıl yerli halkının kültürel dokusunu çok güzel yansıtmıştır. Anlattığı konularla ilgili yerel deyimler, anonim dörtlükler, gelenek ve göreneklerle ilgili şifahî halk edebiyatı ürünlerini de her vesileyle dile getirmiştir. Bu bakımdan Erbil’in o tarihlerdeki kimlik fotoğrafını doğru çekmiştir. Bana kalırsa eseri ilgi çekici kılan da, halk ağzında canlı olarak yaşayan deyimler, terimler ve gelenekler içinde dile gelen anonim dörtlüklerin verilmesidir.

 

Öteden beri hep kafamı kurcalayan, Erbil’de ağıt, ninni, atasözleri, yağmur duaları, gelin-kaynana muhaveresi, bilmece, hoyrat ve mani dörtlükleri gibi Türkmen halk edebiyatı örneklerinin bugüne kadar neden toplanmadığıdır?

 

Üstelik hoyratları, türküleri, yerel ağzı, evleri, çarşısı, Erbilli hanımların doğum, sünnet, nişan, düğün ve ölüm gibi ritüellerin, halk inançlarının varlığı, bu kentin esas etnik kimliğini vurgulayan güzelliklerdir. Erbil’in etnik yapısını ve kısacası Türkmenliğini yansıtan esas kültür verileri bunlardır. Erbil’de yetişen bunca genç şair ve yazar Allah’ın günü hoyrat ve şiir yazmak yerine, bu malzemeleri yaşlılardan, eski mahallelerde oturan hanımlardan halk masalları, tapmaca (bilmece), leyle (ninni), sazlama (ağıt) ve benzeri anonim halk edebiyatı ürünlerini derleseler, daha kalıcı eserler ortaya koymuş olurlar.

 

Bu kitabı çekici ve güzel kılan husus da Erbil’in kokusunu, rengini, kimliğini ve özünü vermiş olmasıdır. Onun için bu eser insanın içini ısıtıyor. Kıymetli şair ve yazarlara sahip olan, Şahaba, Hacı Cemil Kapkapçı, Haydar Abdurrahman ve Muşko (Şevket Sait) gibi pek çok usta hoyratçı yetiştiren bu aziz Türkmen kentinin arka planının büyük zenginlikler sakladığı muhakkaktır. İşte bu eserle bir kez daha bu gerçek ortaya çıkmıştır.    

 

Eseri yazan Assaflı, daha çok gözlemleri ile tanıdığı yaşlı ve halk içinde bizzat olayları yaşamış kişilerden canlı olarak aldığı bilgilerden yararlanmıştır. Başka bir deyişle bilimsel kaynaklardan yararlanmamış, daha çok görüşmeler yaparak bilgi toplamıştır.

 

Kuraklık olduğu zaman Çömçele ritüelinin Erbil sokaklarında gerçekleştirildiğini dile getiren yazar, yüzlerini ve ellerini karartarak birkaç kişinin Köse Mama kılığına girdiklerini, yağmur yağdırılması için evleri aşağıdaki tekerleme eşliğinde dolaştıklarını kaydediyor:

 

Çömçele celdi éşice

Oğlanı qoydı béşice

Tarı bir rahmet vérsin

Qoyunlara süt vérsin

Géçilere ot vérsin

 

He dura dura yorundum

Tütünüvüzden boğuldum

Açın ‘ambar ağzını

Vérin Allah borcını

Qızıvız varıysa gelin édesiz

Oğluvuz varıysa küreken édesiz

 

 

Gelin kaynana çekişmesi ile ilgili tekerlemeler:

 

Kaynana

Gét bazara incir al

Qere qazançın zincir al

Babav évinde yorunduv

Er évinde dinciv al

 

 

Gelin anası

Bizim gelin xas gelin

‘Abası libas gelin

Qeyinnenev dinende

Bas altıva ez gelin

 

Gelin

Qeyin babam babat babat

Özüv şirin oğluv nobat

İnim inek yoğurdı mi‘de açan

 Qeyin nene ilandı

Happı sözü yalandı

 

Qeyin qızı çaqır tikân her dem batar

Bir yannan qeyin qızı

Yandırıb qoyıb bizi

Qeyin nene olmasa

Yayılır qoyın quzı

 

 

Erbil’de okşama dörtlüklerinden şu örnekler de ilgi çekicidir:

 

Menim qızım qız ağa

Qızım vérmem uzağa

Qızımçın dilekçi gelib

Yüz atlıydan yüz ağa

 

 

 

Qurban olum bu qıza

Etegi qanavıza (bir çeşit kumaş)

Bu il gelin gétmiri

Qaldı gelen payıza

 

Qurban olum bu qıza

Erinnen gelir bize

Étmişiğ yağ yımırta

Qoymışığ ögüvüze

He qıza qıza qızıydı

Bin dinara azıydı

Bin dinar da geleydi

Annan babav razıydı

 

Bu hikmetli söz de Erbil’e özgü:

 

Gençliğ bir kuşıydı

Uçtı tutabilmedim

İhtiyarlığ bir kürkiydi

Girdim (giydim) soyabilmedim

 

Bu kitap sayesinde Erbil’in zengin olan halk edebiyatı ve folklor ürünleri bir nebze de olsa ortaya çıkmıştır.

 

Kitabın yazarı Halil Süleyman al-‘Assafî, Erbil’in tanınmış Türkmen Assaflı tayfasına mensuptur. Yazar Assaflı, aslında Erbil hakkında hazırladığı notlarını henüz kitaplaştırmadan, ne yazık ki 6 Şubat 2010 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. Kitabı toparlayan ve notları düzene koyduktan sonra bazı ilaveler de yapan yazarın kızı Zahide Hanım, gerçekten babasının da ruhunu şad edecek önemli bir hizmeti yerine getirmiştir. Bu bakımdan gayet şuurlu biçimde hazırladığı eseri gün yüzüne çıkaran Türkmen kızı Zahide Assaflı’yı can ü gönülden tebrik ederken, Halil Assaflı’yı rahmetle anıyoruz.


Kaynak:Kardaşlık Dergisi 57. Sayı

Yorum Yap

Ad Soyad:

E-Posta:

Yorumunuz:

Yorumlar

Faaliyetler

Derneğimizin Gençlerinden Ankara'ya Ziyaret

Merkezi İstanbul'da bulunan Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nden bir grup Türkmen genci, Ankara’da Dışişleri Bakanlığı, partiler, milletvekilleri başta olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlar ile görüştü.

İSTANBUL BOĞAZI'NDA GELENEKSEL TÜRKMEN İFTARI

İstanbul'daki Türkmen aileleri geleneksel tekne iftarında bir araya geldi. Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinin her yıl düzenlediği Boğaz'da teknede iftar programı bu yıl 300'den fazla kişinin katılımıyla gerçekleşti.

IRAK TÜRKMENLERİ 2.ULUSLARARASI YÖRÜK FESTİVALİ VE 23. YÖRÜK TÜRKMEN ŞÖLENİ’NE RENK KATTI

Antalya Yörükler Kültür ve Dayanışma Derneği ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenledikleri “2.Uluslararası Antalya Yörük Festivali ve 23. Yörük Türkmen Şöleni 6-7-8 Mayıs tarihlerinde gerçekleşti.

ERBİL'DEN İSTANBUL'A GENÇLİK RÜZGARI

Nevruz Kutlamaları kapsamında Erbil'den İstanbul'a gelen ve aralarında çoğunluğu Erbilli, 30 kişilik gençlik grubu İstanbul'daki Türkmen hemşehrileri ile bir araya geldi.

Anket

Copyright 2009. Tüm Hakları Saklıdır.