Suphi SAATÇİ

Türkmenlerin Beklentileri

19-10-2010 12:06


Irak işgalinin üzerinden 7,5 yıl geçmiş bulunuyor. İşgal sonrası Irak, raydan çıkan tren misali,   bir türlü toparlanamamış ve normal devlet sürecine girememiştir. Ülkede siyasî düzen kurulmuş ve istikrar sağlanmış gibi 3 kez seçim yapılmışsa da, taşlar yerine oturmamıştır. Son seçimin yapıldığı Mart ayından günümüze 6 aylık süre dolmasına rağmen, Irak’ta yeni hükümet kurulması konusunda kamuoyunun beklentileri, heyecanını yitirmiştir. Hükümet kurulması yolunda bir ümit ışığının da henüz ufukta görülmediğini söylemek, artık kehanet olmaktan çıkmıştır.
 
Saddam’ın dikta rejiminden kurtulmanın sevinci kursağında kalan masum Irak halkı, ülkede her gün meydana gelen terör eylemlerinden bunalmış durumda. Ülkede devletin güçlü elini göremeyen vatandaşların ümidi ve beklentisi giderek kaybolmaktadır. İşin en kötü tarafı halkın demokrasiye alıştırılması için yapılan seçimlerden sonuç alınmaması, vatandaşların bu rejime karşı olan güvenlerini sarsmaktan başka, vatandaşın kullandığı oya saygı gösterilmeyişi nedeniyle halkın bu rejim sistemine olan güvenini zayıflatmaktadır.
 
Yarının ne getireceği bilinmeyen ülkede, hükümetin kurulamaması, ister istemez ortamı bulandırmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürmektedir. Oysa Irak’ta yapılması gereken binlerce iş var ve bunların gerçekleştirilmesi uzun yıllar yapılacak çalışmalarla mümkün olabilir. Halkın da bütün beklentisi ülkede bir an önce güvenliğin sağlanması ve ardından yaraların sarılması noktası üzerine yoğunlaşmıştır.
 
Irak’ta yıllardır ezilen, horlanan, her türlü devlet desteğinden mahrum bırakılan Türkmen toplumunun beklentisi ise herkesten fazladır ve ne yazık ki bu hususta gözle görülür ve elle tutulur somut adımlar atılmamıştır. Bunların başında ülkede yaşanan kaos ortamı bahane edilerek, Türkmenlerin mülkiyet haklarına yapılan tecavüzlerdir. Saddam döneminde Türkmenlerin taşınmaz mal varlıklarından olan evler, arsalar ve binlerce dönümlük tarım arazileri ellerinden alınmış ve adeta gasp edilmiştir. Beşir, Tirkâlan ve Tisin gibi yerleşim merkezi olan nahiye ve köyler yerle bir edilmiş ve Türkmen halkları dağıtılmıştır. Yapılan bütün bu haksızlıkların giderilmesi ve Türkmenlerin mal varlıklarının geri alınması beklenirken, bu sefer eskisinden daha korkunç biçimde yeni tecavüzlerin yapılmasını görmek insanı çileden çıkarıyor.
 
Kerkük’ün başına gelenler ve bu kente yapılan haksızlıklar her geçen gün daha da vahim bir hal almıştır. İster Bağdat yönetiminin kusur ve ihmali olsun, ister Kerkük’teki yerel meclisin ihmali ve yetersizliği olsun, sonuç olarak Kerkük adeta bir ortaçağ kasabasının düzeyinde bir kent görümüne bürünmüştür. Altı servet, üstü sefalet olan Kerkük’te ne bir alt yapı var, ne de belediye hizmeti. Çöplük bölgesi gibi kullanılan kent bir mezbelelik alanına dönüşmüştür. Kentte değil içme suyu, sağlıklı kullanım suyu bile yoktur. Yazın cehennem sıcağında kavrulan halka verilen 1–2 saatlik elektrik, büyük nimetten sayılıyor. Petrol üretim merkezi olarak dünyanın 6. kenti olan Kerkük’te benzin karaborsada satılıyor.
 
Buna karşılık, Kerkük’ün petrol üretiminden hisse alan kuzey hükümetine 7–7,5 milyar dolarlık bütçe verilmekte, bununla Erbil’de ve Süleymaniye’de 5 yıldızlı oteller, binlerce villa ve konut, alışveriş merkezleri, işyerleri, eğlence merkezleri, parklar ve bahçeler yapılıyor. Kerkük’e tahsis edilen bütçeler ile hangi yatırımlar yapılıyor, bunları bilen ve işiten varsa lütfen bize de söylesin. Bombalanma sonucu Amirli’de, Tazehurmatu’da evleri yıkılan, eşleri dul ve çocukları yetim kalan binlerce Türkmen kadını ve yavrusuna başlarını sokacak yeni yuvalar sağlandı mı? Bunlar için devletten yardım ve destek alınabildi mi? Yoksa verilen sözler unutuldu mu, dersiniz.
 
Kerkük’te değil, bütün Türkmeneli’nde binlerce işsiz Türkmen genci var. Sadece Telafer’de 20 bine yakın boş gezen üniversite mezunu genç bulunmaktadır. Buğday ve arpa gibi hububat ambarı olan Telafer’de makarna, bulgur, erişte ve şehriye fabrikası kurulsa, Irak’ın bütün piyasasını teslim alabilir ve binlerce gence ekmek kapısı açılabilir. Bunlara el atacak, hamiyetli, vatanperver iş adamları aransa ve istense bulunabilir.  
 
Türkmenlerin eğitim sorunlarına daha önceki yazılarımızda da değinmiştik. Bu konu mutlaka çözüme kavuşturulmalı ve alınan eğitim hakları anayasal garantiye kavuşturulmalıdır. Türkmen okullarının araç ve gereçleri olarak kullanılan kırtasiye malzemeleri, kalem-defter ve okul müfredatına göre düzenlenmiş kitaplar, Irak’ın Eğitim (Terbiye ve Talim) Bakanlığının bütçesinden karşılanmalıdır. Devlet bu hizmetleri yapmakla yükümlüdür. Aynı bakanlık her yıl 1500–2000 bin dolayında öğrenciyi yüksek öğrenim için yurt dışına göndermektedir. Gönderilen Arap, Kürt ve diğer etnik topluluklara mensup öğrenciler var. Ancak bu eğitim hakkından her yıl acaba kaç Türkmen öğrenci yararlanmaktadır?
 
Bunun gibi yüksek lisans (mastır) ve doktora öğrenimi için gönderilenler arasında neden Türkmen öğrencilerini göremiyoruz? Şunu da hemen söyleyelim ki Irak’ta yurt dışına gönderilen öğrencileri devlet, babasının hayrına okutmuyor. Öğrencilere harcanan paralar devletin ulusal bütçesinden ayrılmıştır. Yani millî servetten ayrılan paralardır ki bu paralarda her vatandaşın, tüyü bitmemiş yetimlerin bile hakkı vardır. Türkmen öğrencileri Irak Türkmen Cephesi de okutabilir ama devletin öğrencilerimizi bu haklardan mahrum bırakmasına da izin verilmemelidir.
 
Kerkük’te ve Türkmeneli’nin diğer bölgelerinde çağdaş bir stadyum ve spor salonları bile inşa edilmiyor. Hâlbuki Irak’ta en iyi sporcular Türkmenlerden yetişiyordu. Gençlerimiz bütün bu imkânlardan neden mahrum edilsin. Buna rıza göstermemeliyiz.
 
Bunların yanı sıra Irak Türkmenlerinin zengin musiki mirasının yaşatılması ve eğitimi artık akademik bir kurumun çatısı altına alınmalıdır. En azından Kerkük’te bir Türkmen Müzik Akademisi kurularak, hoyrat, türkü, divan, gazel ve makam yanında musiki aletlerinin eğitim ve öğretimi sağlanmalıdır. Şan yani ses ve saz bölümü içeren böyle bir konservatuara verilecek isim de, bana kalırsa Abdulvahit Küzecioğlu olmalıdır. Kerkük’te, Erbil’de, Telafer ve Tuzhurmatu’da bütün haşmetiyle varlığını sürdüren Türkmen müziğini bilimsel bir kurum içinde beslemeli ve bu zengin kültür mirasını dünyaya tanıtmalıyız.
 
Türkmenlerin beklentileri olarak yukarıda saydığımız bütün bu istekler için siyasetçilerimiz, devletin yakasına yapışmalı ve bu insanî ve asgarî vatandaşlık haklarımızı söküp almalıdır. Evet, siyasetçilerimiz yumruklarını masaya vurmalı ve saygın bir duruş sergilemelidirler. Siyasetçilerimizin bu dik duruşlarına bütün akademisyenlerimiz ve bürokratlarımız da destek vermeli, onların arkasında yer almalıdır.
 
Türkmen toplumu aslında bunların daha da fazlasını hak etmiştir. Ancak her zaman meskenet içinde durmak ve hep itaat ederek bir şeyler istemek, doğrusu sonuç vermiyor. Herkesin bu tür millî konularda seferber olması gerekir. Bir şey yapmadan oturmak ve her şeyi başkasından beklemek alışkanlığından vazgeçmeliyiz.
 
Telafer’de Tuzhurmatu’da, Mendeli’de, Tavuk’ta, Erbil’de, Kerkük’te, kısacası bütün Türkmeneli’nde işsiz, desteksiz, kimsesiz ve sahipsiz Türkmenler için siyasetçilerimizin verecekleri mücadeleyi, doğrusu dört gözle bekliyor ve merak ediyoruz.

Kaynak: Kardaşlık dergisi sayi 47 Temmuz - Eylül 2010

Yorum Yap

Ad Soyad:

E-Posta:

Yorumunuz:

Yorumlar

Faaliyetler

İstanbul'daki Türkmen Kadınları Anneler Gününü Kutladı

Mayıs ayının ikinci haftasında kutlanan anneler günü münasebetiyle Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel merkezinde bir araya gelen Türkmen kadınları birbirleriyle görüşme ve sohbet etme fırsatı buldu.

Türkmen Derneklerinin Türkmen Davasındaki Rolü ve Güncel Sorunları

ORSAM’ın Türkmen Aydınları Toplantıları dizisinin beşincisi 14 Kasım 2009’da gerçekleştirildi. “Türkiye’deki Türkmen Derneklerinin Türkmen Davasındaki Rolü ve Güncel Sorunları” konulu toplantıya Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda Türkmen aydını ile

Kahvaltı Toplantıları sürüyor

Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi'nde yapılan ve geleneksel hale gelen

Irak Türkmen Liderleri Ortak Çalışma Kararı aldı

Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı ve tanınmış Türkmen şahsiyeti Prof. Dr. İhsan Doğramacı'nın davetine icabet eden Irak Türkmenlerinin Irak Parlamentosundaki Milletvekilleri, Siyasî Parti Başkanları ve Türkmen fikir ve kanaat önderleri genişle

Anket

Copyright 2009. Tüm Hakları Saklıdır.